Sinema
Trend

Efsanevi Yönetmenler Tarafından Çekilmiş 10 Kötü Film

İyi bir yönetmen her zaman iyi bir film yapamaz. Bugün, efsanevi yönetmenler tarafından çekilmiş 10 kötü film inceleyeceğiz.

Film yapmak gerçekten zor bir iş, ve yüzlerce insan olmasa bile düzinelerce koordinasyon gerektiriyor. Sonuç olarak, işler her zaman planlandığı gibi gitmeyebiliyor. Bu, endüstrinin sunduğu en yetenekli yönetmenler için bile geçerlidir. Kendileri bile bu çektikleri filmleri unutmak istiyor olabilirler.

İster kariyerlerinin başlangıcında olsunlar, ister yaratıcılıktan yoksun, veya eski ışıklarını kaybetmeye başladıkları zamanlar olsun, bu filmler usta yönetmenlerin en kötü yapımlarını temsil ediyor. Bunu akılda tutarak, işte efsanevi yönetmenlerin en kötü 10 filmi.

Efsanevi Yönetmenler Tarafından Çekilmiş 10 Kötü Film

10. Star Wars: The Rise Of Skywalker (2019) – Yıldız Savaşları: Skywalker’ın Yükselişi

Efsanevi Yönetmenler Tarafından Çekilmiş 10 Kötü Film

The Rise of Skywalker, üçlemenin üçlemesinin destansı sonuncusu ve J.J. Abrams’ın ikinci kez yönetmenliğini üstlendiği film. Gerçekte destansı bir sonu hakeden seri, geriye daha çok hayal kırıklığıydı ve kötü eleştiriler bıraktı.

Film, Star Wars hayranlarının sevdiği çoğu şeyi içerse de, ve paranın satın alabileceği en iyi görsel efektlerden bazılarına sahip olsa da, filmin hikayesi beklentileri karşılayamadı. Palpatine’nin dönüşü yeterli değil gibi hissettiriyordu ve klonlama kafa karıştırıcıydı. Uzun zamandır inşa edilen hikayenin  böyle bitmesi üzücüydü.

9. Alien 3 (1992) – Yaratık 3

Efsanevi Yönetmenler Tarafından Çekilmiş 10 Kötü Film

Şimdiye kadar yapılmış en büyük bilim kurgu filmlerinden ikisiyle başlamasına rağmen, Alien 3’ü izlerken bir şeylerin yolunda gitmediğini çok kolay anlayabiliyorduk.

Film, David Fincher’ın yönettiği ilk uzun metrajlı film ve şimdiye kadar yapılmış en iyi karanlık gerilim filmlerinden bazılarını yönetmiş olmasına rağmen, Alien 3 özgeçmişinde siyah bir nokta olmaya devam ediyor.

8. Celebrity (1998) – Şöhret

Efsanevi Yönetmenler Tarafından Çekilmiş 10 Kötü Film

Woody Allen’ın uzun kariyeri, türün sunduğu en büyük ve en yenilikçi romantik komedilerden bazılarını üretti. Ancak, Allen’ın bolca büyük filmografileri olduğu gibi, gözü kapalı yönettiği filmleri de var.

Yönetmenin yıldız öğrencilerinin, izleyicilerle bağlantı kuramaması ve eleştirmenlerden gelen karışık eleştiriler filmi garip bir konuma getirdi. Yönetmen sanki karşımıza daha önce çıkardığı yapımlarının farklı bir türevini çıkarmıştı. İçeriğinde film endüstrisine katacağı hiçbir şey olmayan yapım, Allen’in geçmiş eserlerinden  aynı şeyleri barındırıyor.

7. Topaz (1969)

Efsanevi Yönetmenler Tarafından Çekilmiş 10 Kötü Film

Ünlü gerilim yönetmeni Alfred Hitchcock’un aklından Topaz, şüphesiz en etkileyici filmlerinden biri. Diğer filmleri sizi koltuğunuzun kenarında bırakırken, Topaz sizi koltuğunuzdan kaldırır ve atıştırmalık bir şeyler hazırlamak için mutfağa yöneltir.

Nerdeyse iki buçuk saatte hikayesi toparlanan Topaz, uzun ve sıkıcı. Sizi tamamen tatminsizlik veren bir sonla bırakıyor.

6. Indiana Jones and The Kingdom of the Crystal Skull (2008) – Indiana Jones ve Kristal Kafatası Krallığı

Efsanevi Yönetmenler Tarafından Çekilmiş 10 Kötü Film

Indiana Jones, izleyicileri serinin dördüncü filmi için 20 yıldan fazla bir süre beklettikten sonra Kingdom of the Crystal Skull ile geridönüş yaptı.

Tüm içerikler, Steven Spielberg’in yönetmenliğe geri dönmesi de dahil olmak üzere orjinal filmlerin büyüsünü yakalamak için oradaydı. Ancak film, maceradan daha çok korku filmi gibiydi. Çok ileri gittiler ve bu macera herkesin midesi için çok fazlaydı.

5. Boxcar Bertha (1972) – Soygun ve Aşk

Efsanevi Yönetmenler Tarafından Çekilmiş 10 Kötü Film

Korkunç bir film olmamasına rağmen, Martin Scorsese’nin diğer filmlerine kıyasla Boxcar Bertha çok yetersiz kalıyor. Büyük bunalım dönemin geçen film, demiryolundaki yolsuz yönetimi devirmek için iş birliği yapan sendika lideri ve genç bir kadını karşımıza çıkarıyor.

Scorsese, onlarca yıllık kariyeri boyunca şimdiye kadar yapılmış en beğenilen filmlerden bazılarını yönetti, ancak Boxcar Berha kesinlikle bunlarında biri değildi.

4. Mimic (1997) – Tehlikeli Yaratıklar

7 mimic

Guillermo del Toro, kariyerini eşsiz ve gerçeküstü filmografileriyle süsledi.  1997 yılında çıkardığı Mimic ise kendisinin filmlerinden beklediğimiz tüm unsurlara sahip olmasına rağmen, etkileyemedi. Film, ölümcül bir genetik mühendisiliğe sahip bir böceğin dünyaya salınmasını anlatıyor.

Canavarlara olan tutkusunu bu filmde sergileyen yönetmen, bazı heyecanlar sunuyor ama ilhamsız hikayesiyle tatmin etmiyor. Vizyoner yönetmenin en ezici filmlerinden biri olmaya devam edeceği kesin.

3. Jack (1996)

jack filmi

Francis Ford Coppola, herhangi bir yönetmenin sahip olabileceği en çeşitli kariyerlerden birisine sahip. The Godfather serisiyle başarılara yükselen yönetmenin, Jack ile riske girdiğini söyleyebiliriz.

Robin Williams, nadir görülen bir genetik bozukluğuna sahip olan çocuğu canlandırıyor ve bu rahatsızlık onun 40 yaşında bir yetişkin gibi görünmesine neden oluyor. Hastalığın tasvir edilme şekli, filmin klişe ve sığ hikayesi filmin eleştirmenler tarafından taşa tutulmasına sebep oldu.

2. The Counselor (2013) – Danışman

counselor film

Ridley Scott’ın yapabildiği kadar sadece çok az yönetmen türler arasında zahmetsizce zıplayabilir. Uzun kariyeri boyunca, şimdiye kadar gördüğümüz en büyük ve en yenilikçi filmlerden bazılarını yönetti.

Ancak The Counselor, kıdemli yönetmenin diğer eserlerine kıyasla kalitede belirgin bir düşüş gösterdi. Micheal Fassbender, Cameron Diaz ve Brad Pitt de dahil olmak üzere yıldızlarla dolu oyuncu kadrosuna rağmen, bir avukatın uyuşturucu kaçakçıları ile iç içe geçme öyküsü seyircinin pekte ilgisini çekmedi.

1. Piranha Part Two: The Spawning (1981)

pirana filmi

Piranha 2: The Spawning, James Cameron’un ilk uzun metrajlı filmi, daha sonra yapacağı filmlerle kıyaslamak bile istemeyeceğimiz bir felaket. Filmlerinde normalde teknolojinin sınırlarını zorlayarak yeni bir akım yaratırken, Piranha tamamen farklı bir yapımdır.

Aslında filmin yapım süreci bile başlı başlına bir dramayla dolu. James Cameron çekimlerin başlamasından birkaç hafta sonra kovuluyor. Daha sonra filmin izleyici karşısına çıkabilmesi suretiyle editlemeye yardımcı olmak için geri dönüyor. Yapımın yaşadığı sorunlara rağmen, Cameron filmlerine kariyerinde bir atlama taşı olarak bakıyor.

 

Diğer sinema bilgileri haberleri için bu linki takip edebilirsiniz.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu